
Kadıköy iskelesinin akordeoncusu. Her vapur kalkışında başka bir şarkı çalar.

Kadıköy iskelesinin akordeoncusu. Her vapur kalkışında başka bir şarkı çalar.

Salonun tek kadın boksörü ve en hırslısı. Gündüz hastanede sekreter, akşam torbayı döver.

Takım kaptanı. Kolunda pazubant yok ama herkes onu dinliyor; maç kadrosunu defterine kendisi yazıyor.

Betonya Boks Takımı’nın yıldızıydı: on altı galibiyet, şakağında bir çip. Kazanmak için değil, “verimli” olmak için dövüşürdü.

Karaköy’ün en eski balıkçısı. Şef Murat’a en taze lüferi o satar.

Kaleci antrenörü. U19 milli takımında kaleyi korudu; omuz sakatlığı kariyerini erken bitirdi.

Kuzey Kahve’nin barista-sahibi. Gündüz kahve, akşam açık mikrofon: şiir, gitar, bazen sadece itiraf.

Parkın basket kralı. 1,92 boyunda, NBA hayaliyle her gün 500 atış yapıyor.

Fenerin son bekçisi. Kırk yıldır her gece lambayı yakar, kayıtlara rüzgârı ve geçen gemileri yazar.

Mahallenin gece bekçisi. Düdüğü ve feneriyle her köşeyi bilir.

Mahallenin berberi. Dükkânı 1962’de babası açmış; makas sesi o günden beri hiç durmamış.

Menajerin. Şık, hızlı konuşan ve her şeyin bir fiyatı olduğuna inanan biri.

Mahallenin boks hocası. 1979’da Avrupa Şampiyonası’na gidecekken parasızlıktan gidemedi; salonu o yıl açtı.

Gönüllü deniz kurtarıcısı. Her sabah fenerin kayalıklarından denize girer, kışın bile.

Otuz yıldır mahallenin gece kahramanı: Demir Kartal. Dizleri artık söz dinlemiyor, emekliliğe sayılı gün kaldı.

Elit Akademi’nin en genç yeteneği. Kimseyi dinlemez, seni hariç.

Golcü. Her golünden sonra aynı dansı yapıyor; kaçırdığı golleri hiç saymıyor.

İşletme hocası. On iki yaşındayken babasının fırını batmış; kâr ile nakit arasındaki farkı orada öğrenmiş.

Devlet Hastanesi’nin acil doktoru. Boksörleri hiç sevmez ama hepsini yamar.

Fizikçi. Yedi yıl Betonya’nın gizli “Proje Kronos”unda çalıştı; bir gece istifa edip tepedeki eski rasathaneye taşındı.

Mürekkep Dövme’nin sahibi. Güzel Sanatlar’ı son sınıfta bırakıp iğneyi seçti; mahallenin yarısının kolunda onun çizgisi var.

Hüsnü Amca’nın 9 yaşındaki torunu. Okulda Can diye biri ona rahat vermiyor.

Belgesel fotoğrafçısı. Mahallenin yıkılmadan önceki halini kaydetmek için her köşeyi çekiyor.

Kadıköy’ün duvarlarını boyayan sokak sanatçısı. Soyadı Yıldız; imzası küçük bir yıldız.

Kargo deposunun şefi. İki çocuğunu tek başına büyütüyor, depoyu askeri disiplinle yönetiyor.

Emekli ağır sıklet. Spor mağazasında Tekin’e yardım eder, gençlere zamanlamayı öğretir.

Halı sahanın sahibi. Rezervasyonları kareli bir deftere yazar; çay demlenmeden kimseyi sahaya sokmaz.

Mobilya ve elektronik dükkânının sahibi. Satmaktan çok anlatmayı sever.

Kırk yıllık bakkal. Torunu Efe’yi o büyütüyor; kızı Almanya’da çalışıyor.

Salonun ağır sıklet şakacısı. 118 kilo, kalbi pamuk; geceleri bir kulübün kapısında güvenlik.

Kırk yıl şilepte kaptanlık yaptı; şimdi Kalamış’ta kürek çalıştırıyor ve teknesi Martı’yla gün batımı turu atıyor.

Apartmanın kapıcısı. Sabah ekmeğini kapına bırakır, kimin ne zaman eve geldiğini bilir ama sorulmadıkça söylemez.

Babasından kalan döner dükkânını tek başına çeviriyor. Kira iki katına çıkınca az kalsın kapatıyordu.

Mahallenin korkulan adamıydı: haraç, kestirme sokak, üç adam. Senden dayak yiyince Cemil Hoca ona iki seçenek sundu: paspas ya da polis.

Moda tasarımcısı; köpeği Paşa’yla sahilde yürür.

Seksenlerde gar büfesinin sahnesinde şarkı söylerdi. Trenler durdu, o kalmadı; perondan aşağı bir dövüş kulübü kurdu.

Elli yıldır makinist. Önce Karanfil’in yazlık sinemasında, Betonya orayı yıkınca karşı yakada, Moda’da.

Yirmi iki yıldır mahallenin muhtarı. Kimin evinde ne pişer bilir.

Betonya’nın şantiye mühendisi. Kuleyi o tasarlamadı ama her vidasını o hesapladı.

Kırk yıl ring hakemliği yapmış. Şimdi her gün berberde oturup eski maçları anlatıyor.

Elit Akademi’nin baş antrenörü. Rio Olimpiyatları’nda çeyrek finale çıktı.

Kanat oyuncusu, takımın en hızlısı. Antrenmandan sonra kenarda oturup herkesin resmini çiziyor.

Takımın kalecisi. Gözlüklü, utangaç ve çizgi roman delisi. Topa atlamaktan çok, toptan korkmamaya çalışıyor.

Psikoloji hocası. Gençken umut vadeden bir boksörmüş; bir nakavttan sonra bir daha ringe çıkamamış.

88 yaşında, kalça ameliyatından sonra servisin en eski sakini. 1956’da Balkan şampiyonu olmuş.

“Gece Ritmi” dans ekibinin lideri. Gündüz kurye, gece parkta hoparlörle sokak dansı.

İnşaatın ustabaşı. Otuz yıldır bu şehrin binalarını dikiyor.

Kahvehanenin sahibi. 1978’de mahallenin kemerini kazanmış eski bir boksör.

Yan komşun. Mantısı mahallenin efsanesi; parkta güvercin besler, her dedikoduyu bilir.

Kadıköy’ün son saatçisi. Dükkânındaki yüzlerce saatin hepsi farklı zamanı gösterir, “hepsi doğru” der.

Üniversite bahçesinin simitçisi. Öğrenciler ona ‘kampüsün rektörü’ der.

Otelin resepsiyon şefi; altı dil konuşuyor.

Tersane Arena’nın ring spikeri. Sesi salonun çatısını kaldırır.

Emekli beden eğitimi öğretmeni. Karanfil Yıldızları’nı on yıldır parasız çalıştırıyor; düdüğü boynundan hiç çıkmaz.

Spor Bilimleri hocası. Yıllarca milli takım doktorluğu yapmış.

Spor mağazasının sahibi. Gençken amatör boks yapmış, ekipmanın her dikişini bilir.

Moda’nın üç kuşaktır terzisi. Bir takımı otuz iki ölçüyle diker; “insan otuz iki yerinden tanınır” der.

Dükkânının tezgâhtarı. En büyük hayranın.

Çarşının en eski turşucusu. Kırk yıldır aynı küplerde, aynı sirkeyle; her kavanozun bir adı var.

Mahallenin veterineri. Yıllarca eczacılık yaptı; sonunda eczaneyi kapatıp hayalindeki kliniği açtı.

Sinema öğrencisi. Akşamları çiğdem satıyor, gündüzleri mahallenin belgeselini çekiyor.

Tasnif bandının en hızlısı; günde dört bin koli ayırıyor ve her birinin nereye gittiğini ezbere biliyor.

Kanal Spor’un yıldız muhabiri ve sunucusu.

Deniz Restoran’ın şefi. Balığı tutulduğu saat kadar taze sever.














Mahallenin eski şampiyonu. Bir hikâyede sana eldivenlerini ve 1979’dan kalma yırtık bir bileti bırakır.













Aramana uyan karakter yok.