
Gong!’un ilk çevirilerinde bir deneme yaptık: İngilizce oynayan biri New York’ta, Almanca oynayan biri Hamburg’da olsun istedik. Karakterler o dilin isimlerini aldı, simit bagel oldu, Haydarpaşa bir istasyon adına dönüştü.
Sonra ekrana baktık. Metin “New York” diyordu ama vapur hâlâ Boğaz’dan geçiyordu, simitçi hâlâ köşedeydi, kahvehanede hâlâ çay vardı. Oyunun her karesi İstanbul’du; sadece isimler başka bir şehirde yaşıyordu.
Bu yüzden geri döndük
- Oyun her dilde İstanbul’da geçiyor. Şehrin her dildeki doğru adıyla: Istanbul, Estambul, Istambul.
- Herkes kendi adını taşıyor. Kerem, Saadet, Nezihe her dilde aynı.
- Unvanlar çevriliyor. Cemil Hoca İngilizcede Coach Cemil, Saadet Teyze Almancada Tante Saadet. Böylece kim olduğunu her dilde anlıyorsun.
- Yemekler aslıyla kalıyor. Simit, poğaça, menemen, mantı, balık ekmek… Türkçe dışındaki dillerde altlarında kısa bir açıklama var: “sesame bread ring”.
Neden önemli?
Dünyada boks oyunu çok. İstanbul’da bir mahallede geçen, kahvehanesi, halı sahası ve vapuruyla bir boks oyunu ise tek. Türk oyuncu için bu tanıdık bir yer; başka bir yerden oynayan için gidip görmek isteyeceği bir şehir. Karakterin de yabancı olabilir: 190’dan fazla ülke arasından seçtiğin bir boksör, mahalleye yeni gelmiş biri olarak hikâyeye giriyor.
Bu değişiklik v0.21 ile geldi. Ne kaçırdığımızı görürsen yaz: rufterinteractive@gmail.com.